Üniversitemiz Öğrencilerine Üst Düzey Olanaklar Sağlıyor

Bölümümüzde lisans (mezuniyet yılı: 2006) ve yüksek lisans (mezuniyet yılı: 2009) eğitimini tamamlayan ve Uzman olarak çalışan H. Emre Akkuş'un Çankaya Üniversitesi Gündem Dergisi'nde yayınlanan röportajı:

Sayın Akkuş öncelikle bize kendinizden bahseder misiniz?

1983 Ankara doğumluyum. Özel Arı İlköğretim Okulunda iken hayatıma yön veren iki olguyla tanıştım. Biri basketbol diğeri ise piyano. Ortaokul ve Lise yıllarımda Arı Kolejinin basketbol takımında görev aldım. Çankaya Üniversitesinde okurken de basketbol yaşantıma devam ederek üniversite takımında oynadım. Küçüklüğümden beri bilgisayara çok ilgiliydim. Öyle ki ilk yazılımımı amatörce, kuzenimden destek alarak, ortaokul son sınıfta yaptım. O günden bu güne yazılım, piyano ve basketbol arasında süren bir yaşamım var ve bundan da çok mutluyum.

2001 yılında Çankaya Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünü kazandım bir sene hazırlık okuluna devam ettikten sonra 2006 yılında Bilgisayar Mühendisi olarak mezun oldum. Aynı sene Çankaya Üniversitesinde Yüksek Lisans yapma fırsatı buldum ve Yüksek Lisansı da 2009 yılında bitirdim. Şu an Bilgisayar Mühendisliği alanında Doktora yapmaktayım.

Çankaya Üniversitesi'ni seçme sebepleriniz nelerdi?

Benim Bilgisayar Mühendisi olmak dışında hiçbir hayalim yoktu. Üniversite sınavı sonrası, birçok üniversiteyi ziyaret ederek Bilgisayar Mühendisliği bölümleri hakkında bilgiler aldım. Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi gibi birçok üniversiteyi inceledim. Diğer üniversitelerin öğrencilerine sağladığı imkânlarla Çankaya Üniversitesinin bizlere sağladığı imkânlar arasında dağlar kadar fark var gerçekten. Bizim üniversitemiz öğrencilerine üst düzey olanaklar sağlıyor. Beş kişiye bir bilgisayar düştüğünü gördüğüm üniversitelerle karşılaştım, hatta saydığım üniversitelerin birisinde sabahın erken saatlerinde bilgisayarları kullanmak için insanların sıraya girdiğine şahit oldum. Ancak bizim üniversitemizde her zaman bilgisayarlarımız bizim kullanımımız için hep hazırdı. Öğrencilik hayatım boyunca hiçbir zaman bilgisayar için sıra beklediğimi hatırlamıyorum. Ayrıca Çankaya Üniversitesinin eğitim kadrosu da çok güçlü. Örneğin; Dünya Bilişim Oskarı (Computer Honour) olarak nitelendirilen ödülün sahibi bir hocadan ki Türkiye de bu ödülü alan ikinci bir kişi yok, IEEE ödülü alan, TÜBİTAK Bilim Kurulu Başkanlığı yapan hocalardan dersler aldık. Başka bir üniversitede okusaydım bu kişileri tanıyabileceğimi sanmıyorum. Bu saydıklarım bir üniversitenin eğitime ne kadar önem verdiğinin göstergesidir diye düşünüyorum.

Çankaya Üniversitesi'ndeki öğrencilik döneminizi bize biraz anlatır mısınız? Aktif bir öğrenci miydiniz?

Çok aktif olduğumu söyleyemem açıkçası, ancak okulun düzenlediği sosyal faaliyetlerin bazılarına katılımcı oluyordum. Dediğim gibi basketbol takımında görev alıyordum bunu da bir aktivite olarak sayabiliriz.

Kariyeriniz konusundaki kararları öğrencilik döneminizde mi verdiniz yoksa öğrenciliğinizin bitiminin ardından yakaladığınız şansları mı değerlendirdiniz?

Daha öncede dediğim gibi ortaokul son sınıfta yazılım yapmak istediğime karar verdim. Bu konuda eğitim almak istiyordum, seçeneğim de Bilgisayar Mühendisliğiydi. Üniversite son sınıfa geldiğimde, hem çalışma isteğimden hem de mezun olacağım alandaki havayı koklamak istediğimden çalışmaya başladım. Çünkü eğitimini aldığınız alanda ne kadar kısa sürede sektörün içinde yer alabilirseniz size o kadar faydalı olur diye düşünüyorum. Bu doğrultuda, sektörümüzün en küçük işi olan web sitesi tasarımı yapmaya karar verdim. Arkadaşlarımla birlikte web sitesi tasarlamaya başladık. Daha sonra oradan edindiğim tecrübeyle ve bağlantılarla bir şirkette çalışmaya başladım. Biraz öncede söylediğim gibi sektörümüzün en küçük işi web sayfası tasarımıdır en büyük işlerinden bir tanesi de ERP`dir. Girdiğim şirkette Et ve Balık Kurumuna ERP yazılımı yaptık. En bilinen işlerimden biri de TÜRKSAT Kablo TV Otomasyon sistemlerinin abonelik yazılımıdır. Bunun gibi birçok kamu ve özel kuruma yazılımlar yaptım.

Mezun olduktan sonra yaşadığınız süreçlerden biraz bahsedebilir misiniz?

Öncelikle, mesleğinizi sevmelisiniz diye düşünüyorum. Eğitimin belli bir aşamasında temel bilgileri edindiğimi hissettiğim anda çalışmaya başladım. Sanki bir güç beni yazılım yapmam ya da bir an önce işe atılmam konusunda zorluyordu. Bende içimdeki sesi dinledim. Üniversiteyi okurken aynı zamanda çalışmam bana iş kapıları açtı diye düşünüyorum. Mezun olduktan sonra, özgeçmişimde çalıştığım yerleri ve yaptığım işlerin yazması beni başvuru yaptığım şirketlerin gözünde bir kademe yükseltti. İstekli olmam firmalar için tercih sebebi oldu. Çok uzun süre iş aradığımı söyleyemem.

Çankaya Üniversitesinde aldığınız eğitimi değerlendirir misiniz?

Sistem bizim bölümde şöyle işler; bir teorik dersler vardır bir de pratik dersler. Pratik derslerde hocalarınız başınızda durarak verdikleri işi yapmanızı beklerler. Çankaya Üniversitesinde bu var. Hocalarımız bizlere her an yardımcı olmak için hazırlar. Birçok üniversitede böyle değil. Birçok üniversitede öğrenciler hocalarını bir dönem başında görürler bir de dönem sonunda, bizde ise hocalarımıza ulaşmamız ve yardım almamız çok kolay. Derslerde sürekli başımızda olan hocalar en ufak sorunumuzda bile yardımımıza koşuyorlar ve yazılım yapmamız için bizi zorluyorlar. Bu yaptığınız işi daha ciddi ve öğrenerek yapmanızı sağlıyor. Bunun avantajlarını iş bulma aşamasında kullandım. Çünkü yeni mezun olmuş biri, şirketler için her zaman külfettir. İşi bilmemesi, çok soru sorması, amirinin zamanını kısıtlaması hep dezavantajdır. Böyle olunca firma sahipleri çalışanlarına daha az yatırım yapmak istiyorlar ve işi bilen elemanları tercih ediyorlar. İşveren açısından baktığımızda bu çok mantıklı. Az zamanda az emekle doğru işi yapabilmek globalleşen ve hızlanan dünyaya ayak uydurmak demek. İşte ben bunun avantajını kullandım. Lisans eğitimi süresince yaptığımız projelerin ve okurken çalıştığım işlerin, yaptığım projelerin karşılığını iş arama aşamasında gördüm. Birde Çankaya Üniversitesinin sektörle iç içe olması bize büyük artılar sağlamakta. Mesela Üniversitemizin Endüstri Mühendisliğinin önderliğinde yürüyen ve çok önemli bir aşama kaydeden “Kümelenme” projesi birçok avantajı da beraberinde getiriyor, hem de tüm bölümler için. Üniversite Sanayi işbirliği kapsamında Ostim Organize Sanayi Bölgesiyle ortaklaşa yürütülen bu proje öğrencilerimize gerçek hayatı tanıtıyor Bilgisayar Mühendisliğine yansıması da şu yönde; kümenin içindeki şirketlerin bilgisayar yazılımları, bitirme projesi olarak öğrencilere veriliyor. Öğrenciler, gerçek firmaların gerçek sorunlarıyla uğraşıyorlar. Bu çok önemli bir tecrübe, firmanın istekleri ve değişkenlikleri üzerine gerçek yazılımlar yapılıyor. Bazı üniversitelerde verilen bitirme ödevlerinde öğrenciye bir kütüphane yazılımı yapması söyleniyor. Öğrenci hiç kütüphane görmeden standart bir yazılım yapıyor, ama burada öğrenci var olan ve çalışan bir firmanın yazılımını yaparak hem kendine, hem firmaya hem de Üniversitemizin çok başarıyla yürüyen bu ortaklığına katkıda bulunuyor.

Çankaya Üniversitesi mezunu olarak, Çankaya Üniversitesi personeli olmanın farklılığı nedir?

Akademik kariyer yapmak, bir üniversitede görev almak benim tercihimdi. Doktora yapmaya başlayınca da Çankaya Üniversitesinde açılan uzmanlık kadrosunda başvurdum. Kadro açıldıktan sonra çeşitli sınav ve mülakatlara tabi tutuldum ve sonunda Çankaya Üniversitesinde görev aldım. Sorunuza gelince, elbette dışarıdan üniversitenin işleyişini bilmeyen biriyle buradan mezun olmuş biri arasında farklılıklar mevcut. Bir kere bölümünüzde hangi hocanın hangi alanda çalıştığını biliyorsunuz. Uzmanlık alanları hakkında bilginiz var ve bunun acemiliğini yaşamıyorsunuz ki bu acemilik bazen çok uzun sürebiliyor.

Çankaya Üniversitesi'ndeki işinizden biraz bahsedebilir misiniz?

Şu anda uzman kadrosundayım ve teknik konulardan sorumluyum. Bizim laboratuarlarımız var oralardan sorumluyuz. Bunun dışında yapılması düşünülen projeleri geliştirmek ve hayata geçirilmesini sağlamak da benim sorumluluk alanımda. Onay bekleyen birçok projemiz mevcut ve bu projeleri faydaya dönüştürmek istiyoruz.

Röportajımıza son verirken, mezunlarımıza ve öğrencilerimize iletmek istedikleriniz nelerdir?

Daha öncede dediğim gibi öğrenci arkadaşlarımın daha okurken sektörle içli dışlı olmaları gerektiğini düşünüyorum ki üniversitemiz bunu sağlıyor. Dersler ağır, sorumluluklar çok fazla bunların farkındayım ama sadece ders çalışarak olmaz. Öğrenci arkadaşlarım kendilerine mutlaka bir rahatlama alanı bulmalılar. Kendimden örnek vermem gerekirse, çalışmalarımın beni çok yorduğunu hissettiğimde kısa sürelide olsa piyano çalarak rahatlar ve çalışmalarına daha yoğunlaşmış şekilde devam ederim. Bunun gibi bir rahatlama alanı öğrenciler için iyi olabilir görüşündeyim. Mezun arkadaşlarıma iletmek istediğim şey aslında bir ülke gerçeği. Birçok iş başvurusunda bazı üniversitelerden mezun olmanın gerekliliği yazar. Bu da, genel olarak firma sahibi ya da yöneticisinin o üniversiteden mezun olduğunu gösterir. Bizim için böyle bir durumun söz konusu olduğunu henüz hiç görmedim. Biz de bunu sağlamalıyız. Yani Çankaya Üniversitesinden mezun olan bir işveren Çankaya Üniversitesi mezunlarına istihdam sağlayabilir diye düşünüyorum. Biz bunu henüz başarabilmiş değiliz. Bu ve benzeri konularda Mezunlar Derneğimizin etkin çalışmaları olduğunu biliyorum ve bir mezun olarak bundan mutluluk duyuyorum.

Kaynak: Çankaya Üniversitesi Mezunlar Derneği