Bilişim sektörü, hiç tartışmasız olarak, kendini en hızlı ve en çok yenileyen sektörler arasında yer alıyor

Bölümümüzde lisans (mezuniyet yılı: 2008) eğitimini tamamlayan, yüksek lisans öğrencisi olan ve Uzman olarak çalışan Efe Çiftci'nin Çankaya Üniversitesi Gündem Dergisi'nde yayınlanan röportajı:

Sayın Çiftci öncelikle bize kendinizden bahseder misiniz?

1986 Samsun doğumluyum. Ortaokul ve liseyi Samsun Anadolu Lisesi'nde okudum. Ülkemizde 8 yıllık zorunlu eğitim uygulanmaya başlamadan önce 7 yıl kolej ruhunu yaşayan son neslin arasında yer alıyorum. 2004 yılında Çankaya Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nü kazanarak Ankara'ya taşındım. 2008 yılında mezun olduktan sonra 2009 yılında aynı bölümde uzman olarak çalışmaya ve yine aynı bölümde yüksek lisansa da başladım.

Çankaya Üniversitesi'ni seçme sebepleriniz nelerdi?

Bilgisayar kullanmaya matematik mühendisi olan annem ve babam sayesinde oldukça küçük yaşta, henüz ilkokul 3. sınıfa giderken başladım. İlk başlarda, çoğumuzun yaptığı gibi, oyunlarla ilgilenmeye başladıktan kısa bir süre sonra bilgisayar üzerinde programcılık, tasarım, bilgisayar donanımı gibi konular daha çok ilgimi çekmeye başladı. Bu sebepten dolayı meslek olarak bu alanda devam etme kararını çok erken yaşta verdim. Liseden mezun olduktan ve sınavdan sonra ülkemizdeki bilgisayar mühendisliği eğitimi veren üniversitelerin kataloglarını inceledim ve sunduğu müfredatla Çankaya Üniversitesi dikkatimi çektiği için tercihimi bu şekilde kullandım.

Çankaya Üniversitesi'ndeki öğrencilik döneminizi bize biraz anlatır mısınız? Aktif bir öğrenci miydiniz?

Öğrenciliğim hakkında “memnun” bir dört yıllık süre geçirdiğimi rahatlıkla söyleyebilirim. İsteyerek ve bilerek kazanmış olduğum bir bölüm olduğu için, bazı dersler hariç, genellikle zorlanmadığımı söyleyebilirim. Sözünü ettiğim bu bazı derslere ise şimdi baktığımda aslında zorlanılacak şeyler olmadıklarını görüyorum, yani derslere ayırdığım vakti düzenli dağıtmam yeterli olacakmış.

Derslerin ve hocalarımın çeşitli konulardaki katkılarının yanı sıra, öğrenciliğimi şekillendiren önemli faktörlerin arasında, henüz birinci sınıftayken tanıştığım ve bir parçası olduğum Bilişim Teknolojileri Topluluğu (BiLTeC) yer alıyor. Bu öğrenci topluluğu sayesinde, mesleğim açısından bana faydalı olacak yeni kavramlarla tanıştığımı, topluluğun düzenlediği çeşitli etkinliklerde görev aldığımı, sektörden şu anki ilgilendiğim teknoloji alanlarıyla ilgili önemli kişilerle tanışma fırsatı elde ettiğimi, Üniversitemiz de zaman zaman konuşmacısı olduğum etkinliklere imza attığımı ve en önemlisi bir topluluğun üyesi olma, beraber hareket etme hissini doya doya yaşadığımı söyleyebilirim.

BiLTeC sayesinde tanıştığım üniversite dışı en önemli oluşumun Linux Kullanıcıları Derneği olduğunu söylememde fayda var. Ülkemizde ve dünyada özgür yazılımın gelişmesini ve yaygınlaşmasını ilgiyle takip etmekteyim ve özellikle öğrencilik yıllarında elimden geldiğince aktif bir şekilde Derneğin Ankara içinde düzenlenen etkinliklerinde görev aldım.

Kariyeriniz konusundaki kararları öğrencilik döneminizde mi verdiniz; yoksa öğrenciliğinizin bitiminin ardından yakaladığınız şansları mı değerlendirdiniz?

Doğrusu bilgisayarlar ile ailem sayesinde küçük denilebilecek bir yaşta tanıştığım için bu alanda bir meslek sahibi olmak hedefimi o yaşlarda belirlemiştim. Sonu olmayan bir dünyanın kapısı açılmıştı ve karşıma çıkan her kavram, beraberinde öğrenilecek daha fazla yeni kavram getiriyordu. Genel olarak belirlediğim hedefim, bir yazılım geliştirici olmak idi; ancak üniversite hayatımla başlayarak zaman ilerledikçe çeşitli sebeplerle mesleğim ile ilgili olan farklı kariyer seçenekleri de – akademisyenlik gibi- ilgimi çekmeye başladı.

Çankaya Üniversitesi'nde çalışmaya ne zaman ve nasıl başladınız?

Üniversitemizde çalışmaya başlamadan önce, öğrenciliğimin son yılından başlayarak sevdiğim hocalarımdan birisi olan Doç. Dr. Cem Özdoğan'ın sağladığı olanaklarla Bölümümüz bünyesinde yer alan sunucular ve küme bilgisayarlar hakkında bilgi sahibi olup sunucu yönetimi gibi konularda araştırma yapma fırsatı elde ettim. Bu araştırmaların ve çalışmaların sonucu olarak 2009 yılında Bölümümüzün verdiği uzman ilanına başvurdum ve mülakatın ardından başvurumun kabul edilmesiyle 2009 Ekim ayında tam zamanlı olarak göreve başladım.

Yüksek lisans hikâyenizden bahseder misiniz?

Yüksek lisansa başlamam, Üniversitemizde çalışmaya başlamamla aynı dönem içinde gerçekleşti. Üniversitemizde yüksek lisansa başlamamı sağlayan en önemli sebepler arasında şüphesiz ki Bölümümüzün tanıdığım bir ortam olması ve iş-okul arasında yaşayacağım zaman kayıplarını minimuma indirmek ve hem işime hem öğrenimime yeterli vakit ayırmak istemem yer alıyordu. Geride bıraktığım dönemler içinde yüksek lisans arkadaşlarımdan elde ettiğim gözlemler sayesinde de fark ettim ki üniversitede çalışıp aynı zamanda öğrenime devam edebilmek gerçekten büyük bir avantaj. Öyle tesadüfler oluyor ki insanların iş toplantıları ve sınavları aynı güne denk gelebiliyor. Yüksek lisansta da kendi bölümümü seçme sebebim olarak küçük yaştan beri bu alana, bu mesleğe karşı duyduğum heyecan yer alıyor. Küçüklüğümden bu yana (her çocuğa aşılanan doktorluk veya öğretmenliği bir kenara bırakırsak) başka meslek alanlarına merak bile duymadan sadece bu konuya odaklı hareket ettiğim için yüksek lisansta da tercihimi bu şekilde kullandım. Tabii ki bilgisayar mühendisliğinde yüksek lisans okumam, geleceğe yönelik kariyer planlarımda da bana katkı sağlıyor.

Çankaya Üniversitesi mezunu olarak, Çankaya Üniversitesi personeli olmanın farklılığı nedir?

Bölümümüzden mezun birisi olarak aynı bölümde çalışmaya başlamış olmam, daha önceden tanıdığım ve sevdiğim insanlarla beraber çalışma avantajı sağlıyor. Kendimi belki başka bir yerde bu kadar yoğun bir şekilde hissetmeyeceğim samimi bir ortamda bulmamı sağlıyor ve bu his sonucunda en istekli şekilde çalışma ve katkı verme isteği açığa çıkıyor. Bölümdeki tüm hocalarımızın hangi alanlarda uzmanlık sahibi olduğunu bilmek, beraberinde kim ile ne gibi konularda çalışabileceğime karar vermemi kolaylaştırıyor.

Çankaya Üniversitesi'ndeki işinizden biraz bahsedebilir misiniz?

Doç. Dr. Cem Özdoğan hocamızın da katkılarıyla Bölümümüz bünyesinde yer alan ve gerek üniversite içi gerek üniversite dışı araştırmalarda kullanılan Paralel ve Bilimsel Hesaplama Laboratuvarı'nda yer alan küme bilgisayarların yönetimi ile ilgileniyorum. Kümede yer alan bilgisayarların 7/24 çalışır durumda olmasını sağlıyor ve bilgisayarları kullanan araştırmacıların istekleri doğrultusunda çalışma olanaklarının yaratımını sağlıyorum. Bu görevin yanı sıra, Bölüm Başkanlığımız tarafından görevlendirildiğim birkaç akademik görevim ve projem daha var.

Öğreniminizi tamamladıktan sonra kariyerinize ne şekilde yön vermeyi düşünüyorsunuz ?

Yüksek lisansı tamamladıktan sonra bilgisayar mühendisliğinden uzaklaşmayarak aynı veya yakın alanlarda doktora öğrenimine başlamayı ve en nihayetinde bu mühendislik alanında deneyimli bir kişi olarak akademik faaliyetlerle yoluma devam etmeyi amaçlıyorum.

Bilişim sektörüne bakış açınız nedir?

Bilişim sektörü, hiç tartışmasız olarak, kendini en hızlı ve en çok yenileyen sektörler arasında yer alıyor, sürekli olarak yeni olanakların önü açılıyor. Teknoloji ilerledikçe ve daha çok insanın teknolojiye ulaşması kolaylaştıkça da bu hareketlilik ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda hızlanarak devam edecektir. Dolayısıyla bu sektörde yer alan insanların, iş hayatında geride kalmamak ve içinde bulundukları rekabet ortamında öne çıkmak için, hiç durmadan kendilerine amaçları doğrultusunda yeni bilgiler katması, yeni gelişmeleri duraklatmadan takip etmesi gerekiyor.

Günümüzde çok popüler olan ve Gündem'in de bu sayısında konu olarak seçilen sosyal ağlar hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Sosyal ağlar, dünyada İnternetin yaygınlaşmaya başlamasından bu yana hızlanan küreselleşmede günümüzde geldiğimiz en son nokta; özellikle son 2-3 yılda ülkemizde önemli bir yer kazanmaya başlamış olan bir olgu. Günümüzde de kullanılan; ancak sosyal ağların yükselişinden önce insanların İnternette daha çok kullandıkları anında sohbet programları veya İnternet forumları gibi örneklerin aksine sosyal ağlar, daha önce hiç olmadığı kadar çok kişinin İnternet üzerinde tanıdığı insanları bulmasını, kendi aralarında bilgi paylaşımı gerçekleştirmesini ve rahatlıkla fikirlerini geniş kitlelere ulaştırmasını sağlıyor. Bireylerin yanı sıra bir çok yerli ve yabancı kuruluşun da sosyal ağlar üzerinde yer aldığını, çeşitli faaliyetlerde bulunduğunu ve hizmetler sunduğunu görüyoruz.

Sosyal ağlar ne ilk ne de son. Eminim ki sosyal ağların doğmasına neden olan sebeplerin benzerleri, önümüzdeki yıllarda sosyal ağlardan sonra ortaya çıkacak olan kavramlar için de kendisini göstermeye başlayacak ve böylece bir sonraki aşamaya geçeceğiz. Bu aşamanın ne olacağını, tabii ki şu ana kadarki süreçte de olduğu gibi, insanların bilgisayar, İnternet gibi araçları yani kısaca teknolojiyi kullanım alışkanlıkları ve ihtiyaçları belirleyecek.

Röportajımıza son verirken, mezun ve öğrencilerimize iletmek istedikleriniz nelerdir?

Öğrencilerimizin Üniversitemizde oldukça iyi bir eğitim aldığını ve bu konuda şanslı olduğunu söyleyebilirim. Bölümümüz öğrencilere meslekleri adına alabilecekleri en iyi eğitimlerden birini sağlamanın yanı sıra, üniversite sonrası hayatları için de sağlam temeller atmalarını sağlayacak sektöre yönelik faydalı olanaklar sağlıyor. Bölümümüzdeki tüm hocalarımız, bu bölümü seçen öğrencilere mesleğimiz ile ilgili diledikleri her yönde katkı sağlayabilecek oldukça geniş bir bilgi yelpazesine sahip.

Lisans eğitimi sonrası dışarda çeşitli ve çok güzel yerlerde iş sahibi olmakla beraber kaliteli üniversitelerde lisans sonrası öğrenimlerine devam eden arkadaşlarım ve öğrencilerimiz var. Çalışan mezunlarımızın birbirlerini kolladıklarına şahit oldum. Yeni başvurularda başka adaylardan önce Üniversitemizden gelen adaylar hakkında olumlu görüşler bildiriyorlar. Öğrenci arkadaşlarımız da gelecekte böyle güzel bir hayat kurmak için endişeye yer vermeden, kararlılıkla kendi çabalarının yanı sıra Üniversitemiz tarafından kendilerine sağlanan tüm akademik olanaklardan sonuna kadar faydalanmalı, öğrenci topluluklarımızın düzenlemiş olduğu hem bilgi hem sosyal içerikli tüm etkinlikleri düzenli takip etmeli.

Kaynak: Çankaya Üniversitesi Mezunlar Derneği